2026 Ürtiker Kılavuzu Yayınlandı
2026 Ürtiker Kılavuzu Yayınlandı

Tanım, sınıflandırma, tanısal yaklaşım ve tedavi algoritmasında öne çıkan noktalar
2026 International Guideline for the Definition, Classification, Diagnosis and Management of Urticaria, 2022 kılavuzunun güncellenmiş versiyonudur. Güncelleme; uluslararası uzmanların katkısı, GRADE metodolojisi ve uzman konsensüsü temel alınarak hazırlanmıştır.
1. Ürtiker Nasıl Sınıflandırılmalı?
Ürtiker iki temel eksende sınıflandırılır:
Süreye göre
-
Akut ürtiker: ≤6 hafta
-
Kronik ürtiker: >6 hafta
Tetikleyiciye göre
Kronik ürtiker; kronik spontan ürtiker (CSU) ve kronik indüklenebilir ürtiker (CIndU) olarak ayrılır.
CIndU içerisinde semptomatik dermografizm, soğuk ürtikeri, gecikmiş basınç ürtikeri, solar ürtiker, sıcak ürtikeri, vibratuvar anjiyoödem, kolinerjik ürtiker, kontakt ürtiker ve akuajenik ürtiker yer alır.
Aynı hastada birden fazla ürtiker alt tipi birlikte bulunabilir.
2. Tanısal Yaklaşım: “Önce Klinik Değerlendirme”
Ürtiker tanısında ayrıntılı anamnez ilk ve en önemli basamaktır. Semptomların süresi, lezyonların özellikleri, eşlik eden anjiyoödem, olası tetikleyiciler, kullanılan ilaçlar ve komorbiditeler değerlendirilmelidir.
Wheal ve anjiyoödem geçici olduğundan, muayene sırasında lezyon görülmeyebilir. Bu nedenle hastanın daha önce çektiği fotoğrafların değerlendirilmesi tanısal açıdan yararlı olabilir.
Akut Spontan Ürtiker
Akut spontan ürtiker genellikle kendini sınırlayan bir tablodur.
Rutin laboratuvar incelemesi önerilmemektedir.
Öykü doğrultusunda enfeksiyonlar, ilaçlar, gıdalar veya diğer olası tetikleyiciler değerlendirilmelidir.
Kronik Spontan Ürtiker
CSU'da önerilen temel değerlendirmeler:
Daha ileri tetkikler ise anamnez ve klinik bulgular doğrultusunda seçilmelidir.
Gereksiz Testlerden Kaçının
Kronik ürtikerde geniş kapsamlı rutin alerji araştırması önerilmemektedir.
Özellikle pozitif bir IgE aracılı gıda alerjisi testinin saptanması, gıdanın CSU'nun nedeni olduğunu tek başına göstermez. Sensitizasyon ile klinik nedensellik birbirinden ayrılmalıdır.
3. İndüklenebilir Ürtikerde Provokasyon Testleri
CIndU'da tanı, uygun klinik öykünün yanı sıra ilgili fiziksel uyaranla provokasyon ve eşik testleri ile desteklenebilir.
| Ürtiker Tipi |
Önerilen Değerlendirme |
| Soğuk ürtikeri |
Soğuk provokasyon ve eşik testi |
| Gecikmiş basınç ürtikeri |
Basınç provokasyonu ve eşik testi |
| Sıcak ürtikeri |
Isı provokasyonu ve eşik testi |
| Solar ürtiker |
UV/görünür ışık provokasyonu ve eşik testi |
| Semptomatik dermografizm |
Dermografizm ve eşik testi |
| Vibratuvar anjiyoödem |
Vibrasyon testi |
| Kolinerjik ürtiker |
Provokasyon ve eşik testi |
| Akuajenik ürtiker |
Provokasyon testi |
| Kontakt ürtiker |
Provokasyon testi |
4. Tedavide Basamaklı Yaklaşım
Tedavinin temel amacı tam hastalık kontrolüdür.
Kılavuz, kronik ürtikerde basamaklı bir tedavi yaklaşımını önermektedir.
Basamak 1 – İkinci Kuşak H1-Antihistaminik
İlk tercih, sedasyon ve antikolinerjik etkileri daha düşük olan ikinci kuşak H1-antihistaminiklerdir.
Basamak 2 – Doz Artırımı
Standart doz tedavi ile yeterli kontrol sağlanamayan hastalarda ikinci kuşak H1-antihistaminiklerin dozunun artırılması tedavi algoritmasının bir sonraki basamağıdır.
Basamak 3 – Omalizumab
Yüksek doz ikinci kuşak H1-antihistaminiklere rağmen kontrol sağlanamayan kronik ürtiker hastalarında omalizumab eklenmesi güçlü konsensüsle önerilmektedir.
Kılavuzda ruhsatlı CSU dozu 300 mg, 4 haftada bir olarak belirtilmektedir.
Standart doz omalizumab ile yetersiz yanıt alınan hastalarda daha yüksek dozlar veya daha kısa doz aralıklarıyla ilgili çalışmalar bulunmaktadır. Ancak bu uygulamalar off-label kabul edilmelidir.
5. 2026 Güncellemesinde Yeni Tedavi Seçenekleri
Dupilumab
2026 kılavuzunda, yüksek doz ikinci kuşak H1-antihistaminiklere yanıt vermeyen CSU hastalarında dupilumabın ek tedavi olarak kullanılması önerilmektedir.
Ancak bu önerinin konsensüs düzeyi omalizumabdan daha düşüktür ve bazı ülkelerde kullanım off-label olabilir.
Remibrutinib
BTK inhibitörü remibrutinib, H1-antihistaminik tedavisine rağmen semptomları devam eden erişkin CSU hastalarında yeni oral tedavi seçeneklerinden biri olarak 2026 algoritmasına dahil edilmiştir.
Kılavuzda, özellikle antihistaminik ve omalizumab tedavilerine rağmen kontrol sağlanamayan hastalarda remibrutinibin potansiyel bir seçenek olabileceği belirtilmektedir.
Remibrutinib, 2025 yılında FDA tarafından erişkin CSU için onaylanmıştır.
6. Ürtiker Tanısı Koyarken Hangi Hastalıkları Dışlamalıyız?
Her ürtiker benzeri döküntü ürtiker değildir.
Özellikle atipik klinik özelliklerde aşağıdaki hastalıklar ayırıcı tanıda değerlendirilmelidir:
-
Ürtikeryal vaskülit
-
Mastositoz
-
Mast hücre aktivasyon sendromu
-
Bradikinin aracılı anjiyoödem
-
Otoinflamatuvar sendromlar
-
Diğer ürtiker benzeri dermatozlar
Özellikle yalnızca anjiyoödem ile seyreden ve ürtikerin eşlik etmediği hastalarda, bradikinin aracılı anjiyoödem açısından C4 ve C1 inhibitör düzeyi/fonksiyonunun değerlendirilmesi önerilmektedir.
7. Klinik Pratik İçin 7 Mesaj
-
Ürtikeri önce akut/kronik ve spontan/indüklenebilir olarak sınıflandırın.
-
Akut spontan ürtikerde rutin laboratuvar taraması yapmayın.
-
CSU'da geniş kapsamlı ve rastgele alerji testlerinden kaçının.
-
Pozitif gıda duyarlılık testi ile ürtiker arasında otomatik olarak nedensellik kurmayın.
-
CIndU'da uygun hastalarda provokasyon ve eşik testlerinden yararlanın.
-
Kontrolsüz CSU'da tedaviyi basamaklandırın; yüksek doz ikinci kuşak H1-antihistaminiklere yanıtsız hastalarda omalizumab güçlü önerilen tedavi seçeneğidir.
-
2026 güncellemesiyle birlikte dupilumab ve remibrutinib, tedavi seçenekleri arasındaki yerlerini daha belirgin şekilde almıştır.
Kaynak
2026 International Guideline for the Definition, Classification, Diagnosis and Management of Urticaria
Makalenin tamamına buradan ulaşabilirsiniz.
https://onlinelibrary.wiley.com/doi/10.1111/all.70210
Not: Bu içerik sağlık profesyonellerine yönelik bilgilendirme amacı taşımaktadır. Tanı ve tedavi kararları hastanın klinik değerlendirmesi ve güncel kılavuzlar doğrultusunda verilmelidir.